Küresel finans piyasalarında yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altın fiyatları son günlerde kritik bir psikolojik eşik olan 5.000 dolar seviyesinin hemen üzerinde tutunmaya çalışırken piyasalarda temkinli bir yön arayışı dikkat çekiyor. Haftanın ilk işlem gününde spot altın fiyatları sınırlı alımlarla yükselerek 5.019 dolar/ons seviyesine ulaşırken günün erken saatlerinde 5.032 dolar civarında işlem gördü ve piyasalarda dengeli bir görünüm ortaya çıktı. Analistler bu seviyenin kısa vadeli teknik görünüm açısından son derece kritik olduğunu ve aşağı yönlü bir kırılmanın fiyatları 4.850 ile 4.900 dolar bandına doğru geri çekebileceğini ifade ediyor. Buna karşılık fiyatların mevcut seviyelerde dengelenmesi halinde yukarı yönlü hareketlerde 5.100 ve 5.250 dolar seviyelerinin önemli direnç noktaları olarak izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Döviz piyasasında doların sınırlı değer kaybetmesi dolar cinsinden fiyatlanan altının diğer para birimleri açısından daha erişilebilir hale gelmesini sağlıyor ve bu durum altın talebini destekleyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ABD 10 yıllık tahvil getirilerinde görülen gerileme de faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcılar açısından görece daha cazip görünmesine katkı sağlıyor. Bununla birlikte bazı analistler güçlü dolar eğilimi ve piyasada zaman zaman görülen kaldıraçlı pozisyon tasfiyelerinin altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Küresel ölçekte merkez bankalarının ve kurumsal yatırımcıların altın alımlarını sürdürmesi ise fiyatlarda aşağı yönlü hareketlerin sınırlı kalmasına katkı sağlayan temel dinamiklerden biri olarak değerlendiriliyor. Enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyon beklentilerini yukarı yönlü etkileyebileceği ve bu durumun para politikası görünümünü doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasının üretim ve ulaşım maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıları artırabileceği belirtiliyor. Böyle bir ortamda merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği ve reel faizlerin yüksek kalabileceği değerlendiriliyor. Reel getirilerin yüksek seviyelerde kalması ise faiz getirisi olmayan altın için sınırlayıcı bir unsur olarak öne çıkabilir. Bu nedenle altın piyasasının hem enflasyon dinamikleri hem de para politikası beklentileri tarafından şekillendirilen bir süreçten geçtiği görülüyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak merkez bankası kararlarının ve küresel jeopolitik gelişmelerin altın fiyatlarında oynaklığı artırabilecek başlıca faktörler arasında yer aldığı ifade ediliyor.




