Bank of America tarafından yayımlanan son analiz raporunda, Tayland ekonomisine ve döviz piyasalarına ilişkin görünüm detaylı şekilde ele alınırken Thai baht için 2026 yılı genelinde dalgalı ve iki aşamalı bir seyir öngörüldüğü ifade edildi ve özellikle yılın ilk yarısında küresel enerji fiyatlarındaki yükseliş ile turizm gelirlerinde görülebilecek geçici zayıflığın para birimi üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği vurgulandı, raporda petrol fiyatlarının yükselmesinin Tayland gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomilerde cari işlemler dengesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtilirken bu durumun döviz talebini artırarak bahtın değer kaybını hızlandırabileceği değerlendirildi, analistler aynı zamanda turizm sektörünün ülke ekonomisi için kritik bir gelir kaynağı olduğuna dikkat çekerken yılın belirli dönemlerinde yaşanan mevsimsel yavaşlamanın döviz girişlerini sınırlayarak kısa vadede para birimi üzerinde ek baskı oluşturabileceğini ifade etti, bu çerçevede Bank of America bahtın yıl ortasına doğru dolar karşısında 33 seviyesine kadar gerileyebileceğini öngörürken bu tahminin önceki 30 seviyesine kıyasla daha temkinli bir yaklaşımı yansıttığını belirtti, ancak raporda yılın ikinci yarısına ilişkin daha iyimser bir tablo çizilirken küresel ekonomik koşullarda beklenen normalleşme ve turizm gelirlerinde yeniden hızlanma ile birlikte Tayland ekonomisinde toparlanma görülebileceği ve bu gelişmelerin bahtı destekleyerek dolar karşısında 31 seviyesine doğru güçlendirebileceği ifade edildi, analistler ayrıca para politikasının seyri, küresel finansal koşullar ve emtia fiyatlarındaki oynaklığın baht üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini belirtirken Tayland ekonomisinin dış ticaret yapısı ve enerji bağımlılığı nedeniyle küresel gelişmelere karşı hassasiyetinin devam ettiğini vurguladı, tüm bu faktörler birlikte değerlendirildiğinde Bank of America’nın tahminleri baht için kısa vadede temkinli ancak orta vadede kademeli toparlanma beklentisini ortaya koyarken yatırımcıların özellikle enerji fiyatları ve turizm gelirlerindeki eğilimleri yakından takip etmesinin kritik önem taşıdığı sonucuna ulaşılıyor.





