Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi gün boyunca etkisini sürdüren alım ağırlıklı işlemlerle yatırımcıların risk iştahının güçlü kaldığını gösteren bir görünüm ortaya koyarken özellikle günün ikinci yarısında hız kazanan yükseliş eğilimiyle birlikte son saatlerde yüzde 2 civarında değer kazanarak 13.200 puanın üzerine çıktı ve dikkat çekici bir performans sergiledi, gün içerisinde 12.994 ile 13.231 puan aralığında dalgalı bir seyir izleyen endeks açılışın ardından yakaladığı yukarı yönlü momentumunu koruyarak kapanışa kadar istikrarlı bir yükseliş trendi oluşturdu ve bu durum piyasa genelinde alım iştahının gün boyu canlı kaldığını ortaya koydu, sektörel bazda incelendiğinde alımların yalnızca belirli hisselerde değil geniş bir tabana yayıldığı görülürken özellikle teknoloji, sigorta ve bankacılık sektörlerinde yaşanan güçlü hareketler endeksteki yükselişe önemli katkı sağladı, bankacılık hisselerinde artan hacim ve yukarı yönlü fiyatlamalar dikkat çekerken teknoloji hisselerinde yatırımcı ilgisinin yüksek seyrini koruduğu ve bu durumun endeks performansını desteklediği gözlendi, günün en çok yükselen hisseleri arasında DAPGM, BTCIM, YEOTK, REEDR ve TURSG yer alırken bu hisselerdeki güçlü alımlar piyasanın genel yükseliş eğilimini yansıtan önemli göstergelerden biri olarak öne çıktı, buna karşılık EFOR, KLRHO, GRTHO, RALYH ve ASTOR günün en çok değer kaybeden hisseleri arasında yer alarak satış baskısının sınırlı da olsa belirli hisselerde yoğunlaştığını gösterdi, tüm hisseler bazında değerlendirildiğinde ise EMAPE, MARKA ve MANAS günün en güçlü performansını sergileyen paylar arasında yer alarak yatırımcıların dikkatini çeken hisseler oldu, işlem hacminin gün boyunca yüksek seviyelerde seyretmesi piyasalardaki likiditenin güçlü olduğunu ortaya koyarken alım yönlü işlemlerin ağırlık kazanması endeksin yukarı yönlü hareketini destekleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıktı, genel tablo değerlendirildiğinde BIST 100 endeksinde görülen bu güçlü yükselişin kısa vadede pozitif görünümü desteklediği ancak önümüzdeki süreçte küresel piyasalardaki gelişmeler ve iç dinamiklerin endeksin yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği görülüyor.




