Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyonun Ocak ayında yüzde 1,7 seviyesine gerileyerek son 16 ayın en düşük düzeyine inmesi, güçlü euro ve enerji fiyatlarındaki gerilemenin fiyat baskılarını azalttığını gösterirken yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini yeniden değerlendirmesine yol açtı ve Avrupa borsalarında güçlü bir ralli yaşanarak Euro Stoxx 50 ile STOXX Europe 600 endeksleri tarihi zirvelere ulaştı. Hizmet enflasyonundaki yavaşlama, işlenmiş gıda fiyatlarındaki gerileme ve çekirdek enflasyonun düşmesi fiyat istikrarı açısından önemli sinyaller verdi.
Özellikle enerji ve ulaştırma kalemlerinde görülen fiyat gevşemesi, tüketici güveninde kademeli toparlanmaya işaret ederken Avrupa Merkez Bankası’nın para politikası patikasına ilişkin beklentilerde de belirgin bir değişim yaşandı. Piyasalarda bazı yatırımcılar, enflasyondaki düşüş trendinin kalıcı olması halinde ECB’nin yılın ilerleyen dönemlerinde daha erken faiz indirimi adımı atabileceğini fiyatlamaya başladı. Bununla birlikte ücret artışlarının hâlâ yüksek seyretmesi ve jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini yeniden yukarı çekme ihtimali, merkez bankasının temkinli duruşunu sürdürmesine neden olabilir.
Avrupa tahvil piyasalarında getiriler gerilerken bankacılık ve sanayi hisselerinde alımlar hız kazandı, özellikle ihracat ağırlıklı şirketlerin güçlü euroya rağmen artan küresel talep beklentisiyle değer kazandığı görüldü. Analistler, enflasyondaki bu yavaşlamanın büyüme görünümünü desteklemesi halinde Avrupa ekonomisinin 2026’ya daha dengeli bir tabloyla girebileceğini, ancak küresel ticaret politikaları ve enerji piyasasındaki oynaklığın yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu gelişmeler, Avrupa piyasalarında risk iştahının yeniden canlandığını ve para politikası beklentilerinin finansal varlık fiyatlamalarında belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.




