ING Group analistleri, Türkiye’de kamu maliyesinde son dönemde sağlanan iyileşmeye rağmen 2026 yılında artan faiz giderleri ve yoğunlaşacak borç itfaları nedeniyle daha yüksek borçlanma ihtiyacının gündeme gelebileceğini belirterek bu durumun bütçe dengeleri üzerinde baskı yaratabileceğini vurguladı. Raporda, Türk lirası cinsi tahvillere yönelik talebin güçlü kalmasının ve borçlanma vadelerinin uzatılmasının kamu maliyesinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırabileceği ifade edilirken, büyüme tahmini yüzde 3,8 olarak korunurken enflasyonun kısa vadede yüzde 30’un üzerinde seyretmesinin beklendiği kaydedildi.
Kurum, özellikle küresel faiz ortamının sıkı kalması halinde Türkiye’nin dış finansman maliyetlerinin artabileceğini ve bunun Hazine’nin borçlanma stratejisinde daha temkinli adımlar gerektirebileceğini belirtti. Analistler, yerli yatırımcı tabanının genişletilmesi, TL tahvil piyasasında likiditenin artırılması ve uzun vadeli borçlanma araçlarının yaygınlaştırılmasının riskleri sınırlayabileceğini ifade etti. Raporda ayrıca, mali disiplinin korunması ve harcama kalemlerinde verimlilik sağlanmasının bütçe açığını kontrol altında tutmak için kritik olduğu vurgulandı. Bununla birlikte, rezerv birikimi ve cari dengede sağlanabilecek iyileşmenin Türkiye ekonomisinin dış kırılganlıklarını azaltarak kamu finansman koşullarına destek olabileceği değerlendirildi. ING analistleri, para politikasındaki sıkı duruşun sürmesi ve yapısal reformların hızlandırılması halinde yatırımcı güveninin güçlenebileceğini ve kamu borçlanma maliyetlerinin orta vadede daha sürdürülebilir seviyelere gerileyebileceğini ifade etti.




