Logo
4 Haziran 2026 Perşembe

Jeopolitik Risk Artıyor, Doların Yönü Enerji Fiyatlarına Bağlı

01 Mar 2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının genişleme ihtimali piyasalarda belirsizliği artırırken stratejistler doların kısa vadede güvenli liman talebiyle güçlenebileceğini ancak bu hareketin kalıcı olmayabileceğini vurguluyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş doların değer kazanmasını destekleyebilirken ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentileri, enflasyon verileri ve küresel risk iştahındaki değişim bu yükselişin sürdürülebilir olup olmayacağını belirleyecek ana faktörler olarak görülüyor. Uzmanlar geçmiş jeopolitik krizlerde doların hızlı sıçrayıp ardından denge bulduğunu hatırlatarak yatırımcıların kalıcı trend beklentisinde temkinli olması gerektiğini ifade ediyor.

İran’a yönelik artan askeri operasyonların küresel piyasalarda belirsizliği artırmasıyla birlikte yatırımcıların riskli varlıklardan çıkarak güvenli limanlara yönelme eğilimi güçlenirken analistler özellikle ABD dolarına olan talebin bu tür dönemlerde belirgin şekilde arttığını belirtiyor. Petrol fiyatındaki yükselişin döviz piyasalarına ve enflasyon beklentilerine hızla yansıdığı, enerji maliyetlerindeki artışın ise küresel ticaret dengelerini etkileyebileceği vurgulanıyor. Bununla birlikte doların kalıcı değer kazanması için faiz farklarının genişlemesi, ABD tahvil getirilerinin yükselmesi ve Fed’in sıkı para politikası sinyalleri gibi unsurların da devreye girmesi gerektiği ifade ediliyor.

Altın ve ABD tahvilleri gibi diğer güvenli liman varlıklara talebin artabileceği, gelişmekte olan ülke para birimlerinde ise oynaklığın yükselmesinin olası olduğu belirtiliyor. Petrol fiyatlarının 80 doların üzerine çıkması halinde enerji ithalatçısı ülkelerde cari açık baskısının artabileceği ve bunun yerel para birimlerinde değer kaybına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ancak enerji arzında kalıcı bir kesinti yaşanmadığı sürece döviz piyasalarındaki hareketlerin sınırlı kalabileceği de dile getiriliyor. Küresel yatırımcılar ise Orta Doğu’daki askeri gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın faiz patikası, büyüme verileri ve enflasyon görünümüne ilişkin sinyalleri yakından izleyerek portföy dağılımlarını yeniden şekillendiriyor.