Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler altın fiyatları üzerinde güçlü bir destek oluşturmaya devam ediyor. Yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşarak güvenli liman olarak görülen kıymetli metallere yönelmesi altın piyasasında yukarı yönlü hareketleri destekliyor. Son değerlendirmelerde ABD dolarındaki zayıflama eğiliminin altın fiyatları için önemli bir destek unsuru olduğu ifade ediliyor. Küresel ekonomide artan politika belirsizlikleri ve sermaye hareketlerindeki dalgalanmalar da altına olan talebi artırıyor. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikaları doğrultusunda altın alımlarını sürdürmesi piyasada istikrarlı bir talep oluşturuyor. Birçok ülkenin rezerv portföyünde altının payını artırması uzun vadeli fiyat dinamikleri açısından önemli görülüyor. Ancak altın fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi bazı yatırımcıların temkinli davranmasına yol açabiliyor. Bu durum kısa vadeli kar satışlarının görülmesine neden olabiliyor. Avrupa ve Japonya gibi gelişmiş ekonomilerde ekonomik büyümenin hız kazanması halinde risk iştahı artabilir. Bu senaryoda altın talebinde geçici bir zayıflama görülebileceği belirtiliyor. Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar küresel piyasalarda yeni bir dalgalanma yarattı. Bu gelişme petrol fiyatlarının yükselmesine ve doların değer kazanmasına neden oldu. Tahvil getirilerindeki gerileme ise altın açısından destekleyici bir faktör olarak değerlendiriliyor. Tarihsel veriler altının jeopolitik kriz dönemlerinde güçlü performans sergilediğini gösteriyor. Bu tür dönemlerin büyük bölümünde altın fiyatlarında yükseliş yaşandığı görülüyor. Küresel risklerin devam etmesi halinde altın piyasasında hareketliliğin sürebileceği ifade ediliyor. Doların uzun vadede zayıf kalması durumunda altın fiyatlarının güçlü kalabileceği değerlendiriliyor.




