UBS, Çin hisse senetleri için ani yükselişler yerine daha dengeli ve kalıcı bir toparlanma öngörüyor. Bankaya göre, Çin piyasaları “yavaş boğa” olarak tanımlanan bir evreye girerken, bu sürecin temel itici gücü hane halkı servetinin gayrimenkulden sermaye piyasalarına yönlendirilmesi olacak.
Son on yıldan uzun süredir A hissesi piyasaları küresel rakiplerinin gerisinde kalıyor. UBS, bu performans farkını zayıf ekonomik büyümeden ziyade, sermaye piyasalarının işleyişindeki yapısal sorunlara bağlıyor. Hissedar getirilerinin arka planda kalması, devlet işletmelerinin düşük değerlemeleri ve bireysel yatırımcı katılımının sınırlı olması, risk primini yüksek tutuyor.
UBS’ye göre Çin için “yavaş boğa” senaryosu, finansal sistemin yeniden dengelenmesi açısından kritik öneme sahip. Gayrimenkulün servet birikimindeki rolü azalırken, hisse senetleri hem bireysel yatırımcılar hem de politika yapıcılar açısından daha merkezi bir konuma geliyor.
Sürdürülebilir bir fiyat artışı, ortak refah politikalarını desteklemenin yanı sıra özel sektörün yatırım iştahını da canlandırabilir. Ayrıca devlet işletmelerinde gerçekleşebilecek bir yeniden değerleme, kamu sermayesinin getirisini artırarak emeklilik sistemine dolaylı bir destek sağlayabilir.
Bu çerçevede düzenleyiciler, uzun vadeli sermayeyi çekmek amacıyla temettü ve geri alım politikalarını güçlendirmeye, şirket açıklamalarını iyileştirmeye ve piyasa değeri yönetimini teşvik etmeye odaklanıyor. Birleşme ve satın almalar yoluyla ölçek ekonomileri desteklenirken, arz tarafında IPO’ların ve büyük satışların kontrol altına alınması hedefleniyor.
UBS, piyasalarda sert düşüşler yaşandığında devlet destekli alımların devreye girerek aşağı yönlü riskleri sınırladığını da hatırlatıyor. Banka, A hisselerinde kazanç büyümesinin 2026’da %8 civarında gerçekleşmesini, daha güçlü nominal büyüme ve politika desteğiyle birlikte orta vadede yeni bir değerleme iyileşmesi yaşanmasını bekliyor. Ancak bu sürecin kademeli ilerleyeceği vurgulanıyor.

