ABD ile Çin arasındaki yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji piyasalarının ötesine geçerek stratejik ve güvenlik temelli bir mücadeleye dönüşüyor. Wolfe Research’e göre, Washington’un çip politikaları bu değişimin açık bir göstergesi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Nvidia H200 ve AMD’nin muadili yapay zeka çiplerine yönelik yüzde 25’lik gümrük vergisi kararı, dokuz aylık yarı iletken incelemesinin ardından geldi. Bu adımın, ABD’li üreticileri Tayvan ve diğer yabancı merkezli tedarikçilere olan bağımlılıktan kurtarmayı hedeflediği ifade ediliyor.
Beyaz Saray, daha sonra yaptığı açıklamada vergi uygulamasının dar tutulacağını duyurdu. Buna göre, ABD veri merkezlerinde kullanılan yüksek performanslı yapay zeka işlemcileri vergiden muaf olacak. Ticaret Bakanı Howard Lutnick’e, ek muafiyetler konusunda geniş takdir yetkisi verildi.
Trump’ın Çin yarı iletkenlerine yönelik ithalat vergileri ise Haziran 2027’ye kadar ertelendi. Başkanın, Nvidia’nın gelişmiş çiplerini Çin’e satmasına izin verilebileceğine dair açıklamaları ise anayasal ihracat vergisi yasağı bağlamında soru işaretleri yarattı.
Wolfe Research analistleri, bu gelişmelerin arka planında daha büyük bir tablo olduğunu vurguluyor. Analistlere göre, COVID-19 döneminde yaşanan çip tedarik sıkıntıları, yapay zeka donanımına olan küresel bağımlılığı gözler önüne sermişti. Bu da yapay zeka liderliğini teknoloji, askeri kapasite ve ekonomik büyüme açısından kritik bir unsur haline getirdi.
Analistler, ABD’nin halen en büyük ve en gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmede lider konumda olduğunu, Çin’in ise devlet destekli ve sermaye yoğun politikalarla arayı kapatmaya çalıştığını belirtiyor. Pekin’in stratejisinde, donanım kısıtları altında “yeterince iyi” modellerin hızlı yaygınlaştırılması öne çıkıyor.





